Showing posts with label kim ne okuyor. Show all posts
Showing posts with label kim ne okuyor. Show all posts

Bookspotting #3 / Kim Ne Okuyor #3

7.23.2011

One of the books I've spotted this week is Lost Symbol by Dan Brown. I don't have a good history with this author: I started reading The Da Vinci Code when it came out and left it half way. Then, I thought I'd try Angels and Demons, but that didn't work out either. I guess somehow he's not my cup of tea.
***
Bu hafta otobüste gördüğüm kitaplardan bir tanesi Dan Brown'un Kayıp Sembol'ü. Dan Brown'un kitaplarına ısınamadım şimdiye kadar. Önce Da Vinci Şifresi'ni yarıda bıraktım, sonra da Melekler ve Şeytanlar'ı. Her nedense olmuyor bir türlü.

I'm rather ashamed to say that I've never read any Bukowski ever. I've always wanted to check him out, though, and this is definitely one I'd like to start with.
***
Şimdiye kadar hiç Bukowski okumamış olmanın utancını yaşıyorum. Bu kitap da ilk okumak istediklerimden....

With Bukowski, the votes are still coming in. There seems to be no middle ground—people seem either to love him or hate him. Tales of his own life and doings are as wild and weird as the very stories he writes. In a sense, Bukowski was a legend in his time . . . a madman, a recluse, a lover . . . tender, vicious . . . never the same . . . these are exceptional stories that come pounding out of his violent and depraved life . . . horrible and holy, you cannot read them and ever come away the same again.
***
Kuma oturup suya bakardı, herşeye zor inanılırdı suya bakınca, Çin diye bir ülke olduğuna ya da ABD'ye ve Vietnam'a, bir zamanlar çocuk olduğuna, hayır, buna inanmak zor değildi, onu unutamazdı. bir de erkeklik çağını: çalıştığı işler ve kadınlar, sonra kadınsızlık, şimdi de işsizlik. altımışında bir berduş. bitmiş. bir hiç. bir dolar yirmi sent nakit vardı cebinde. bir haftalık kirasını ödemişti birde. okyanus.. kadınları düşündü yine. birkaçı iyi davranmıştı ona. diğerleri kurnaz, gürültücü, biraz deli ve çok zor kadınlar olmuşlardı. odalar ve yataklar ve evler ve Noeller ve işler ve şarkılar ve hastaneler ve donukluk, donuk günler ve geceler ve anlam eksikliği ve fırsat eksikliği. ve şimdi, altmış yılın karşılığı: bir dolar yirmi sent.

Bookspotting #2 / Kim Ne Okuyor #2

7.16.2011

I guess now that I've started making note of what I see, people have stopped reading. Or, they only read when they take long trips. OR, it's too hot to read, which makes the most sense to me because Istanbul heat turns one's brain into jell-o.

Gördüklerimi aklımda tutmaya karar verdiğimden beri insanlar kitap okumayı bıraktı sanki. Ya da ancak uzun yolculuklarda kitap okuyorlar. Ya da hava kitap okumak için fazla sıcak. En mantıklı neden buymuş gibi geliyor bana çünkü İstanbul sıcakları insanın beynini eritiyor.

BOOKS SPOTTED THIS WEEK / BU HAFTA KİM NE OKUYOR

This is one I've seen a couple of people reading this week.  I've also seen it on the "New Releases" section of almost every book shop I walked into. Simply put, it's about saying "fuck it" to what others think and say about you and going ahead and doing whatever you want. The back cover says it shows you how to find a way to say "fuck it" to all your problems. I personally have no interest in reading it.

***
Bu kitabı okuyan bir kaç kişi gördüm bu hafta. Kitap aynı zamanda girdiğim her kitapçının 'Yeni Çıkanlar' rafında vardı ancak aslen ne zaman çıktığına bakmadım açıkçası. Kitabın konusu, insanların sizin hakkınızda ne söylediğine, ne düşündüğüne 'siktir et' diyerek istediğinizi yapmanız. arkasındaki açıklamada tüm problemlerinize 'siktir et' demenin yollarını bulmanız gerektiğini söylüyor. Şahsen benim ilgimi çeken bir kitap değil.

Bu kitap için de bayağı eğlenceli bir yaz kitabı diyorlar. Ben Gülse Birsel'in önceki kitaplarını okumadığım için bundan da ne bekleneceğini bilemiyorum. Eğer şansım yaver giderse ve kendimi bir plajda tembel tembel yatarken bulursam okuyabilirim. 

Zor bir yıldı, kabul edin. Dünyanın başına gelmedik kalmadı.
Doğal afet, siyasi skandallar, kavga dövüş, ayaklanma, gerim gerim gerildik...
Güneşi, aydınlığı özledik...
Karamsarlık adamı hasta eder, dert, tasa ülser yapar, hüzün cildi kırıştırır, "Of"layıp durmak çevreyi kirletir!
Bir ara verin. Tatil yapın. Beyninizi gezmeye çıkartın.
Bu kitap, ister yazın okuyun, ister başka mevsim, "yazlık" havasında. Yani gevşek, sakin, neşeli...
Bir kumsalda, şezlonga uzanmış, karpuz yiyerek okuduğunuzu hayal edin.
Ve içinizi aydınlık tutun!


Kim ne okuyor #1

7.11.2011

Otobüste, sokakta sürekli kimin ne okuduğunu kesmeye çalışıyorum. Kitapların isimlerini hatırlayabildiğim zamanlarda ise onları Google'layıp 'Okusam mı acaba?' diye inceliyorum. Bundan sonra blogda da paylaşacağım nelere rastladığımı....

Cumartesi Edirne'ye giderlen otogarda bir adamın bunu okuduğunu gördüm. Bir an acayip geldi çünkü bu tarz kitapları hep kızların elinde görmeye alışkınım.

HALE Uluslararası fenomen Hale serisinin 1. kitabı. AŞK, kötülüğe karşı koyabilecek güçte midir?

Görev için bir melek dünyaya gönderildi. Ama âşık olmak, planın bir parçası değildi. Üç melek savaşçı Gabriel, şifacı Ivy, en genç ve en insani olan Bethany kötülüğün etkisi altına girmeye başlayan bir dünyaya iyilik getirmek için Cennetten gönderilmiştir. Tüm insan ilişkilerinden kaçınırken, parlak ışıltılarını, insanüstü güçlerini ve en önemlisi de kanatlarını gizlemek için ellerinden geleni yaparlar.

Ardından Bethany Xavier Woodsla tanışır ve ikisi de aralarındaki çekime karşı koyamaz. Gabriel ve Ivy buna müdahale etmek için ellerinden geleni yaparlar ama görünüşe göre Bethany ve Xavier arasındaki bağ oldukça kuvvetlidir.

Meleklerin görevleri acildir ve karanlık güçlerin tehdidi altındadırlar. Aşk, Bethanyyi kurtaracak mı, yoksa mahvına mı sebep olacaktır?.. 

Siz okudunuz mu? Okuyacak mısınız? Ben GoodReads'de okumak istediklerimin arasında eklemişim ama sanırım diğerlerinden buna kolay kolay sıra gelmeyecek.



Blog Design by Nudge Media Design | Powered by Blogger

Creative Commons License
This work is licensed under a Creative Commons Attribution-NonCommercial-NoDerivs 3.0 Unported License.
Header'ımı sevgili kardeşim Jaffar yaptı.