A.M. Homes’un aşık olduğum yazarlar
arasında olduğunu bilmeyen kalmasın diye tekrar söylüyorum: aşığım bu kadına,
yok ötesi. Uzun süredir rafımda oturan Los Angeles: People, Places and the
Castle on the Hill isimli kitabını Kurban Bayramı’nda annemlerin yanına
giderken atmıştım çantaya. Rötardı, bilmemneydi derken bir baktım şıp diye
okumuşum. Bunda yazarın neden Los Angeles’ı seçtiğini çok merak etmem de önemli
rol oynadı bence.
National Geographic, A.M. Homes’a gidip,
“hakkında yazmanız için sizi dünyanın neresine isterseniz yollayacağız” demiş.
Homes da Los Angeles’ı seçmiş. Diğer kitaplarından da bildiğim gibi kendisi
ağırlıklı olarak Amerikan kültürünü, aile değerlerini, insan ilişkilerini
işliyor. Bu nedenle ABD dışında bir yer seçmemesi garip gelmedi bana. Homes,
şarkılara, filmlere, şiirlere, aşklara, başarılara, hayallere ev sahipliği
yapmış olan Melekler Şehri’ni bir yabancı gözüyle incelemiş.

